11 Şubat 2015 Çarşamba

Karla İmtihan



Kışı romantik buluyordum. Sabah kar fotoğraflarıyla takipçilerime günaydın dedikten sonra tumblr kızları gibi elimde kahvem, kazağın kollarını sonuna kadar çekmiş, kalorifer peteğine tünemiş kar yağışını izliyordum. 
Twitter'a "heyyooo kar yağıyoo" yazmış, instagrama kahve fotoğrafı koymuş, facebook'da ise karın anlam ve önemini belirten şair lafları paylaşmıştım. Sosyal medyanın tüm gerekliliklerini yerine getirmenin inancıyla keyfim yerindeydi.

Çünkü, ben tam bir sosyal medya kızıyım.
Gerektiğinde hükümeti kınar, gerektiğinde güzel havayı över, bayramlarda herkesi öper, hele de gece dışarı çıkmışsam timeline ım çöker.



Öğlene doğru halen romantiktim. Onlarca bardak kahve içip manzarayı izledim. 
Akşam kar botlarımı giyip, takipçilerime ne kadar fashion bir insan olduğumu hatırlattım. Bu havada şu dinlenir, bu izlenir bile dedim. Sıcacık evimizde olmak ile ilgili bir sürü güzel şey söyledim. Bi ara sıkıldım, facebook'dan eski sevgilime sebastianlı bir laf sokuşturdum. Diğer insanlara baktım, hepsinin fotoğraflarını likeladım. Ceren Uludağ'a gitmiş yaa çok kıskandım onu likelamadım. 
Arda'nın karda şarap keyfi fotoğrafına bakıp, kahve yerine şarap mı içseydim dedim. Daha mı çok like alırdı bilemedim. 
Son bir kitap fotoğrafı paylaşıp, herkese sıcacık geceler diledim. Yine  çok tatlıydım. Hava muhalefetinin ekmeğini sonuna kadar yemiş, hiç bir şeyi atlamamıştım. Pembe odamda huzurlu bir uykuya daldım. 



Sabah kalktığımda elektrikler yoktu, şarjım bitmiş, internet gitmişti. Canım sıkıldı, günaydın fotoğrafı paylaşamadım. 
Kar durmadan yağıyordu, twitterdan sövemiyor, facebook'da kendimi, canı sıkılmış hissediyor diye güncelleyemiyordum. Ev buz gibiydi ellerimi yıkasam donacak gibi oluyordum. Manzaraya baktım. Çirkin binalar, her yere parketmiş arabalar, üç beş de ağaç vardı. Kar bile güzelleştiremiyordu. Canım sıkıldı. 
Peynir ekmekle kahvaltı yaptım.
Dün aldığım macaronları daha instagrama koyamadan yedim. Gündem iki gündür kardı. Bir anda romatikligimi kaybettim. 
Kahverengi kazağımdan nefret etmiş, kahve içmekten midem bulanmıştı. 
Elektrikler gelince yapacağım ilk iş, "yaz gelsiiiiiiin" yazmak olacaktı. 

19 yorum:

  1. Çok güzel anlatmışsın :) içinde kendi üstüme alındıklarımda oldu illaki :)) parmaklarına ve klavyene sağlık :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar abartmasak da hepimiz bazen azcik boyleyiz :)

      Sil
  2. Ha ha... Bir de işe gitseymiş bu kız. Yollarda üşüseymiş neler yazardı? :D :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Metrobuse binmek icin ezilme tehlikesi gecirseymis, taksi bulamasaymis ya da trafikte saatlerce mahsur kalsaymis nolurmus bilemedim :)

      Sil
  3. Okurken çok eğlendim ve çok sevdim bu yazını :))))

    YanıtlaSil
  4. Ben diliyle toplumun genelinin ahvalini anlatan güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben bu kadar abarti degilim vallahi de degilim :))

      Sil
  5. Sıkılmadan neşe içinde bazen kendimi bularak okudum yazını kalemine sağlık..

    YanıtlaSil
  6. Ben de beklerim bu arada sevgiler..

    YanıtlaSil
  7. çok güzel ve sıcak bir yazı olmuş..zevkle okudum teşekkürler..

    YanıtlaSil
  8. Hahhhaaaahaaaaaaaaaaaa çok keyifli bir yazı olmuş....

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. Seni okudukça bir dişi Fatih Portakal görüyorum :) hayırdır insallah :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu saglam bi iltifat olarak aliyorum zira cok severiz kendisini :)

      Sil
  10. yazı çok eğlenceli ve bol öz eleştirmeli olmuş :)

    bende yeni bloguma beklerim;

    http://buseilehayat.blogspot.com

    YanıtlaSil
  11. Harika bir yazı olmuş Azıcık varım ben de içinde :D Gözlemlerinize yazılarınıza bayılıyorum :D www.acemiden.com

    YanıtlaSil
  12. Yazıda içler dışlar çarpımı yapınca daha bir anlamlı oldu benim için. (:
    (Bloğunu baştan sona okudum, şimdi sondan başa tekrar okuyorum. Sonunda okunası bir blog [Şiükürler olsun])

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa cok teşekkür ediyorum :) Nasıl Mutlu olduuuum :)

      Sil