22 Ağustos 2015 Cumartesi

Çocukluk Hezeyanları 2- Yıkılgan



Bir pazar sabahı tüllerin neden üst kısmının lekesinin çıkmadığını sorgulayan reklam silsilesiyle uyandım. Gözümün çapağını silmeden elime uzatılan parayla rutin bakkal alışverişini yapmak zorundaydim. Bakkala gidip eve döndüğümde, Michelin lastik kalınlığında kesilmiş salamı kapının önünde düşürdüğümü, kedinin yalanmasıyla farkettim. Olsun, benden değerli değildi ya.. Kahvaltıyı takiben, nedenini benim de anlamadığım bir ısrarla, anneme Beşiktaş'a gidip balık almamız ve beslememiz gerektiğini söyledim. Neden özellikle balık almak istediğimi bilemesem de, 5 numaranın küçük kızı Eda'nın muhabbet kuşu Gülizar'la olan amansız mücadelesi ve bıkkınlığı, bana kuş hususunda gerekli gardı aldırmıştı. Eve döndüğümüzde hemen küçük akvaryuma su koyup, turuncu balığımın ağzını açıp kapama faaliyetlerini dikkatle izliyordum zira başka yaptığı birşey de yoktu. Gerçi ne yapabilirdi ki sonuçta küçük bir balıktı o. Sessizliği bile onu sevmeme yeterdi. Saatlerce ona küçük küçük yemler atıp izlemek bende adeta bir tutku haline dönüşmüştü. Özellikle haftaiçleri okuldan gelip, önlüğümüm yakasını çıkarmadan karşısına geçip ona kısa da olsa bakmak mutlulukların en güzeliydi belki de. Bir gün yıldızlı pekiyi aldığım saçma bir dersin sevinciyle eve geldiğimde, küçük turuncu balığımın artık yok olduğunu farkettim. Evde hüzün yoktu. Sonuçta o sadece bir balıktı ve ölebilirdi. Kendimle yaptığım ince hesapta, yemini çok kaçırıp çatlamasına sebep olabilme ihtimalini sorguladım. Olamazdı. Solungaç kullanma vadesi bu kadardı anlaşılan.. Yıkılmıştım. Ağlamamak için çabalasam da onunla olan gönül bağım buna müsaade etmemişti ve hikayem ;
"7 numaralı dairenin koca kafalı çocuğu Murat'ın, annesine yalvararak aldırdığı balığın ölümü sonrası Fatih Erkoç'tan "Ellerim Bomboş"dinleyip akvaryumun başında ağlama nöbetine girmesinden ibaretti artık".. 

Not: 7 Numaralı dairenin koca kafali çocuğu meğerse benim çok sevdigim insan Murat Yiğit'miş. Hikayemi okuyunca o da bunu yazip gönderdi. Izninle yayınlıyorum Murat. Tesekkur ediyorum, sevgiler :)

7 yorum:

  1. anılarını okumak bir den çocukluğa ve çocuklarımın küçüklük yıllarına götürdü beni.
    Keşke o yılların meşhurrr anı defterlerine yazılabilselerdi:)))

    YanıtlaSil
  2. Çocukluk anıları ve arkadaşları harikadır :)

    YanıtlaSil
  3. Ahh çocukluk anıları istemsizce gülümsememize sebep olan anılar :)

    YanıtlaSil
  4. ben hemen her gün çocukluk yıllarıma geri dönüyorum geçmişe özlemim bitmiyor :)

    YanıtlaSil
  5. Serinin 2. yazısı olmasına rağmen başka bir konu beklerken ' Ben Kuşlara Uymam' yazısına yanıt niteliğindeki, 7 numaralı Murat'ın duygularına da bakış atan cevabını çok sevdim. Cuk oturmuş deyimi tam da 'Yıkılgan' hikayesine göre. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cok tesekkur edıyorum. begenmenıze sevındım :))

      Sil